Skip to main content

Omurga Kanseri (Tümörü)

Tümörler omurgada ve omuriliği meydana getiren kemik, sinir ve yumuşak dokuda herhangi bir yerde gelişebilir. Ayrıca omurganın boyun kısmında, sırtta, bel ve kuyruk sokumunda her yerde yerleşim gösterebilir. Tümörler omurga ve omuriliği oluşturan hücrelerden kaynaklandığı gibi, vücudun diğer bölgelerinde gelişmiş tümörlerin bu bölgeye yerleşmesiyle de gelişebilir. İlk grup primer tümörler, ikinci grup ta metastatik tümörler olarak tanımlanır.

Omurga kanseri nasıl belirti verir?

Hastalarda en belirgin olan belirti omurganın ikili bölgesinden aşağıya ve yukarıya yayılan ağrıdır. Bu bel ağrısı, boyun ağrısı şeklinde olabilir. Özellikle geceleri artan özellikteki ağrılar, aktivite sonucunda artış gösterebilir. Kansere neden olan tümör direkt olarak omurilikten kaynaklanıyorsa ya da vertebrada oluşmuş ve tümör omuriliğe baskı yapıyorsa, hastada omurilik bası belirtileri ortaya çıkabilir. Bası nerede oluyorsa, etkileri de farklı olur. Göğüste, kol ve bacaklarda uyuşukluk ellerde, kol ve bacaklarda güç kaybı, yürümede sorun yaşama gibi belirtiler olabilir.

Omurga kanseri tanısı

Hastalara omurga kanseri tanısı için, öncelikle fiziki muayene yapılır. Önceden geçirilen ya da tedavisi devam eden kanser öyküsü araştırması yapılır. Eğer tümörün varlığından şüphe duyulursa, direkt grafi, MR, BT gibi tetkiklere başvurulur. Vücutta başka bölgelerin etkilendiği, tutulum olup olmadığını araştırmak için PET, sintigrafi yapılabilir. Yapılan tetkiklerde tümör tespiti olursa, tümörün tipini, orijinini belirlemek amacıyla biyopsi yapılır. Bu genellikle lokal anestezi ile iğne ya da trokar biyopsisi şeklinde omurga cerrahları tarafından ya da girişimsel radyologlar tarafından yapılır. Bazı hastalarda açık biyopsi yapılır. Bu şekilde tümörün nereden kaynaklandığı ve tipi tespit edilerek, omurga kanseri için tedavi yolu belirlenir.

Omurga kanserinde tedavi yolları

Hastalara uygulanacak cerrahi olmayan tedavilerde gözlem, radyasyon ve kemoterapi yöntemleri uygulanır.

Eğer tümörler ciddi semptomlara yol açmıyorsa, agresif yayılım göstermiyorsa, genellikle MR gibi tetkiklerle takibe alınır. Kötü huylu tümörlerde kemoterapi ve radyasyon tedavilerine hassas olabilir. Bunlara karşı dikkatli şekilde bu tedaviler uygulanır.

Omurgadan kaynaklanan tümörler tespit edilirse, kemoterapi veya radyoterapiye duyarlılık yok veya çok az ise hemen cerrahi tedavi uygulanması tercih edilir. Çünkü en kısa sürede kötü huylu tümörlerin kansere yol açmaması için bölgeden uzaklaştırılması gerekir. Hastada ilerleyici nörolojik kayıplar, gaita idrar kontrolünün kaybı gibi etkiler oluyorsa, yine cerrahi tedavi tercih edilir. Tümörün omurganın yapısını, dayanıklılığını bozması, omurga hareketlerine engel olması gibi etkileri bulunuyorsa, yine cerrahiye başvurulur. Cerrahi tedavi tümörün kemoterapi ve radyoterapiye hassas olmadığı durumlarda ya da bu tedavilerden yanıt olmaması halinde de uygulanabilir.

Omurga kanserinde cerrahi tedavi seçenekleri

Uygulanan cerrahi tedavide amaç tümörlü dokunun tamamen ya da kısmen yerinden çıkarılmasını hedefler. Buna karar veren cerrahtır. Tümörün yayılımı, iyi ya da kötü huylu olması, tedavilere hassas olması, nörolojik kayıplara yol açması, hastanın yaşam süresi gibi etkenler bunda belirleyici olur. Risk yarar oranları dikkate alınarak, tedavi seçenekleri değerlendirmeye alınır. Yapılan cerrahi girişim omurganın ön kısmından ya da arkasından, bazı durumlarda her iki taraftan yapılabilir. Hasta tedaviden sonra 3-10 gün hastanede kalır, ardından belirli süre fizik tedavi ve rehabilitasyon programına tabi tutulur. Bu evde ya da hastanede yapılabilir. Hastaların bir kısmına cerrahiden sonra kemoterapi ve radyoterapi yapılması gerekebilir. Bunlar hastaların iyileşme sürecini etkiler. Genellikle omurga kanserinde 3 ayla 1 yıl arasında iyileşme dönemi geçer. Kansere neden olan tümörün tipine göre, hastalar belirli aralıklarla takibe alınır. Takipte MR, radyografi tetkikleri yapılır. Bunlardaki amaç omurga kanserinin yeniden tekrarlama olasılığını değerlendirmek içindir.