Skip to main content

Omurga Kırığı-Çatlağı

Omurga yaralanmaları, hafif bir travma sonucu omurga kırığı veya omurilik yaralanması gibi, farklı şiddetlerde gerçekleşebilir. Omurga kırıkları, felce bile sebep olabilecek ciddi sorunlardır. Tedavi şekilleri, ise kırığın şiddetine göre değişir. Omurga kırıklarının %10 gibi bir kısmı, boyun omurlarında, %70 oranında bel ve sırt omurlarında oluşmaktadır. Geriye kalan kısmı ise, daha aşağıda bulunan bölgelerde oluşur.

Kırık sonrası omurilik yaralanmaları çoğunlukla, kırılan omurga kemiğinin, omurga kanalını daraltmasıyla oluşmaktadır. Fakat herhangi bir kırık oluşmadan, omuriliğin çok fazla gerilmesiyle de oluşabilir. Bu durum çoğunlukla, çocuklarda ve nadir olarak görülür. Omurga kırıkları, boyun kısmından kuyruk sokumuna kadar, omurganın herhangi bir yerinde oluşabilir. Herhangi bir kemiğin üzerine, olması gerekenden daha fazla yük binerse o kemik kırılır. En fazla rastlanan omurga kırığı, omurun ön kısmının çöktüğü çökme kırıklarıdır. Eğer omurganın üzerine binen ağırlık çok fazla ise, omurun orta ve arka kısmı kırılabilir. Kırılan bu parçalar, omurilik kanalına doğru yer değiştirip omuriliğine zarar verebilir. Omurilikte oluşan bu tür kırıklara da, patlama kırığı adı verilir. Oluşan bu patlama kırıklarının hepsi, felce sebep olmasa da, felcin oluşma oranı çok fazladır. Omurga kırıkları çoğunlukla, tek bir omurda oluşur. Fakat nadiren de olsa, ardışık ya da ardışık olmayan birkaç omurda oluşabilir.

Omurganın üzerine yüklenen yükte, fazla oranda artış olursa, omurları birbirine bağlayıp bir arada tutan yumuşak dokularda, bağlarda, eklemlerde ve disklerde yaralanmalar meydana gelebilir. Böyle durumlarda, omurlar arasındaki bağlantı kopar ve omurgada çıkık oluşur. Omurga çıkıkları nadir olarak, sadece yumuşak dokuların yaralanmasıyla oluşan çıkılar olabilirken, omur kırığı ile birlikte oluşan kırık çıkık olarak da oluşabilirler. Bu iki tip yaralanma şekli de, ilerleyip çok tehlikeli hale gelebilir. Çoğu zaman oluşan bu kırık ve çıkıklar, cerrahi bir müdahale gerektirebilir.

Omurga kırıklarının belirtisi

Yaralanmaların şiddetine göre farklılıklar gösterebilir. Bel, boyun ve sırt ağrısı ile kas spazmı bu belirtilerden bazılarıdır. Omurilikte yaralanmada varsa, kol ve bacaklarda uyuşukluk ve hissizlik, idrar kaçırma yada yapamama gibi farklı şikayetler oluşabilir. Çok fazla ilerleyen durumlarda ise, yeterli derecede tedavi uygulanmazsa omurga da kamburluk meydana gelebilir. En fazla rastlanan belirtisi ise çok şiddetli ağrılardır. Trafik kazaları, omurga kırıklarının en fazla rastlanılan sebepleri arasındadır. Trafik kazası dışında, spor kazaları, ateşli silahla yaralanma, düşmeler omurga kırıklarının sebepleri arasındadır. Erkekler, kadınlara göre omurga kırığında 4 kat daha fazla risk altındadır. Oluşan bu vakalarda, kişinin en yakın hastaneye, acil servis yetkilileri tarafından bilinçli bir şekilde ulaştırılması gerekir. Çünkü hastanın doğru pozisyonda taşınması hastanın geleceğini etkilemektedir.

Çökme kırıklarında omurilik yaralanması yoksa genellikle korse ya da alçı tedavisi uygulanmaktadır. Alçı ve korseyi uygulama süresi genelde 3 ay kadardır.

Yaşlılarda omurgada patolojik çökme kırığı

Omurga çökmesi, daha fazla ileri yaştaki kişileri etkiler. Kadınlarda özellikle menopoz döneminde oluşan kemik erimesi buna uygun bir ortam hazırlamaktadır. Ani bir şekilde ayağa kalkmak, hızla oturmak ya da uzun süreli ayakta kalınması bile bazen omurga çökmesi sorunu yaşanmasını sağlayabilir. Yıllar içinde vücutta meydana gelen deformasyonlar, bir öksürük, hapşırık gibi eylemle bile omurgada çökme meydana getirebilir

Buna engel olmak için, yeteri kadar kalsiyum içeren besinler alınmalı, düzenli bir şekilde egzersiz yapılması gerekir. Bu durumda ayak ve el kırılmalarında oluştuğu gibi akut ağrı hissedilmeyebilir. Ancak uzun süre devam eden sırt ve bel ağrıları oluşur.

Sabahları kalkınca şiddetli sırt ağrısı olan ya da gün içinde belinde ağırlık olduğunu hissedenler mutlaka doktora gitmelidir. Bu sadece tutulma olarak görülmemeli, yılların yol açtığı omurga çökmesinin, kırılmasının bir belirtisi olarak kabul edilmelidir. Yükseklik kaybıyla oluşan omurga çökme kırılmasının erken aşamadan teşhis edilmesi durumunda, kapalı teknikle yapılan operasyonla tedavi uygulanabiliyor. Omurga çökmesi sonucunda oluşan kırıklar zamanla ortaya çıksa da, herkesin zamanında alabileceği kolay önlemler sayesinde buna engel olmak mümkündür.

Gençlerde omurga çökmesi

Omurga çökmesi genç yaşta olanlarda herhangi bir darbe sonucunda ortay çıkmaktadır. Bu orta yaş ve sonrasında darbeye gerek olmadan da olabilir. Omurga çökmesi erken teşhis edilirse, hasta erken taburcu edilir.

Bu rahatsızlığın teşhisinde hastanın muayenesinden sonra röntgen çekilmesi yeterli gelebilir. Çökmenin henüz oluşmadığı, çatlak safhasındaki kırıklarda röntgen tanıda yetersiz kalabilir. Bu durumda MR tetkiki yapılması gerekebilir. Erken teşhis edilen omurga çökmesinde lokal anestezi altında, kapalı ameliyat ile omurgaya girilmektedir. Burada çökme olan bölgeye müdahale edilerek, hem kırık parçaların birbirine tutunmasını sağlamak hem de omura destek olmak maksadı ile kemik çimentosu uygulanabilir. Hasta operasyondan 2-3 saat sonra ayağa kalkabilir, bir gün sonra da hastaneden olabilir. Hastalığın geç dönemde teşhis edilmesi halinde, operasyon açık yöntemle yapılır. Bu durumda hastanın taburcu olması yaklaşık 4 gün sonra gerçekleşir.

Omurga çökmesine engel olmak için ne yapılabilir?

İleri yaşlarda sorun olan omurga çökmesine karşı bazı önlemler alınabilir. Kişiler yeteri kadar kalsiyum içeren besinler almalıdır. Düzenli şekilde egzersiz yapılmalıdır. Uzun süreli egzersiz yapmak yerine, düzenli olmasına özen gösterilmelidir. Özellikle yüzme ve yürüyüş omurga sağlığınıza iyi gelir. Spordan uzak kişiler, vücutlarını spora yavaş alıştırmalıdır. Birden, ani şekilde yapılacak hareketler omurgaya zarar verir. Egzersiz sırasında belde ağrı oluşursa, ara verilmelidir. Uzun süreli aynı pozisyonda oturmamak, belirli aralıklarla gezinmek gerekir. Yerden alınan eşyaları belin üzerine eğilerek almayın. Yüz üstü uyumayın. Genellikle tam yana doğru ya da sırt üstü yatmak uygundur. Yataktan kalkma sırasında önce yana dönülmeli, ardından kalkılmalıdır. Bu tür hareketlere dikkat edilirse, ileri yaşlarda ortaya çıkabilecek omurga çökmesi dolayısıyla omurga kırıklarına engel olunabilir.